Atatürk Kuranı Ayaklar Altına Aldı Diyenlere Ders Olsun

Atatürk Kuranı Ayaklar Altına Aldı Diyenlere Ders Olsun  Kuranda Atatürk Atatürk Kuranda geçiyormu Türkler geçiyormu Kuranı yırttımı Kurana bastımı   Atatürk´ün Peygamberine hayranlığı   Atatürk aynı ismi taşıdığı...

Başlatan Kerem, 03 Nisan 2021, 01:39:53

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Atatürk Kuranı Ayaklar Altına Aldı Diyenlere Ders Olsun

  Kuranda Atatürk Atatürk Kuranda geçiyormu Türkler geçiyormu Kuranı yırttımı Kurana bastımı
 
  Atatürk´ün Peygamberine hayranlığı
 
  Atatürk aynı ismi taşıdığı Hz. Muhammed Aleyhisselam'a son derece bağlı ve saygılı bir insandır.

Bu saygı ve bağlılığı ifade etmesi açısından şu olayı nakletmemiz  yerinde olacaktır: Bir vesile ile Batılı bir oryantalistin Hz. Peygamber  hakkında yazdığı bir kitap kendisine sunulur.

Oryantalist kitabında Yüce Peygamberimizden;

"cezbeyetutulmuş  sönük bir derviş" diye söz eder. Bunu okuyunca Atatürk şu yorumu yapar:  "Bu gibi cahil adamlâr onun yüksek şahsiyetini ve başardığı büyük  işleri kavrayamazlar.

O, Allah'ın birinci ve en büyük kuludur. O'nun izinde bugün milyonlarca  insan yürüyor. Benim, senin adın silinir, fakat sonsuza kadar O  anılacaktır, yaşayacaktır."

  Atatürk'ün Kuran-ı Kerim'e duyduğu derin sevgi ve saygısı, İslam dininin  en saf şekliyle yaşanmasına olan inancı onun dindar yönünü her dönemde  ortaya çıkarmıştır.

Her zaman gerçek din ile batıl inançlarla dolu gericiliği net biçimde  ayıran Atatürk, birçok konuşmasında, samimi ve içten bir şekilde  Allah'tan, İslam'dan, Kuran'dan saygı ve bağlılıkla bahsetmiştir.

Hz. Peygamberimizi övmüş ve Türk Milleti'ne, gerçek dine sarılmayı ve daha dindar olmayı tavsiye etmiş.

Allah'a  yönelmede Hz. Muhammed'i rehber göstermiştir: "Bütün dünyanın  Müslümanları Allah'ın son peygamberi Hz. Muhammed'in gösterdiği yolu  takip etmeli ve verdiği talimatları tam olarak tatbik etmeli.

Tüm Müslümanlar Hz. Muhammed'i örnek almalı ve kendisi gibi hareket  etmeli; İslamiyet'in hükümlerini olduğu gibi yerine getirmeli. Zira  ancak bu şekilde insanlar kurtulabilir ve kalkınabilirler." (Atatürk,  Nedim Senbai, A.Ü. Dil, Tarih, Coğrafya Yay., s. 102, 1979)

  Hz. Muhammed'i överek O'nu kendisine örnek alan Atatürk, Hz. Muhammed'in peygamberliğine kesin olarak iman etmişti.

Hz. Muhammed'e duyduğu hayranlığı ve O'nun peygamberliğini heyecanla  anlattığı bir sırada yanında bulunan M. Şemseddin Günaltay, Ata'nın o  anki halini şöyle anlatmıştır:

  "... Atatürk'ün denizlerden renk alıp renk veren gözleri, masanın  üzerinde serili haritaya dikildi ve beni kolumdan tutarak masanın başına  çekip parmağını bir noktaya dikti.

Bu, kendi elleriyle çizdikleri bir askeri harita idi ve Hz. Muhammed'in büyük Bedir Cengi'ni adım adım gösteriyordu.

Hz.  Muhammed'e ve O'nun peygamberliğine kadar, büyük askeri dehasına hayran  olan eşsiz Sakarya Galibi, Bedir Galibi'ni göklere çıkarırken, "O'nun  Hak Peygamber olduğundan şüphe edenler, şu haritaya baksınlar ve Bedir  destanını okusunlar" diye heyecanlandı. Ata'nın son sözü şu olmuştu:

  - Hz. Muhammed'in bir avuç imanlı Müslümanla mahşer gibi kalabalık ve  alabildiğine zengin Kureyş ordusuna karşı Bedir meydan muharebesinde  kazandığı zafer, fani insanların kârı değildir, O'nun Peygamberliğinin  en kuvvetli delili işte bu savaştır.

(Atatürk ve Din Eğitimi, Ahmet Gürbaş, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, s.28)

  Atatürk"ün Hz. Muhammed'e duyulacak sevgiyi tarif ettiği sözleri ise  şöyledir: "Büyük bir inkılap yaratan Hazreti Muhammed'e karşı beslenilen  sevgi, ancak onun ortaya koyduğu fikirleri, esasları korumakla tecelli  edebilir." (Şemsettin Günaltay, Ülkü Dergisi, sayı 100, s. 4)


Kazanmak kirlidir kaybedelim insan kalırız... /gazapizm