Krzysztof Kieślowski Kimdir Neden Google Doodle Oldu

13 Mart 1996'da Polonya'nın Varşova kentinin Mazowieckie kasabasında bir adam kalp krizi geçirerek hayata veda etti. Zaten uzun süredir yorgunluk ve stresten dolayı rahatsızdı. İyileşebilmek için işlerini yoluna koyduktan sonra her...

Başlatan Kerem, 27 Haziran 2021, 18:46:27

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

27 Haziran 2021, 18:46:27 Son düzenlenme: 27 Haziran 2021, 18:49:49 Kerem

Krzysztof Kieślowski Kimdir Neden Google Doodle Oldu





13 Mart 1996'da Polonya'nın Varşova kentinin Mazowieckie kasabasında bir adam kalp krizi geçirerek hayata veda etti. Zaten uzun süredir yorgunluk ve stresten dolayı rahatsızdı. İyileşebilmek için işlerini yoluna koyduktan sonra her şeyden elini eteğini çekip buraya, doğduğu kasabaya geri dönmüştü. Bu kişi; 21 Haziran 1941'de ikinci dünya savaşının en sert döneminde doğan, çocukluk yılları boyunca verem hastası olan babası için annesi ve kardeşiyle sanatoryumu olan şehirleri dolaşıp erken yaşta onu kaybeden, Sovyet baskısı altında ezilen ülkesinden yaşam savaşı veren, milenyum çağına yaklaşıldığı ve Sovyetler'in dağıldığı dönemde artık hayattan yorulan ve kabuğuna çekilen Krzysztof Kieślowski'ydi...

"Film yapmak seyirciler, festivaller, eleştiriler, söyleşiler demek değildir. Film yapmak her gün sabahın altısında kalkmak demektir. Soğuk, yağmur, çamur demek, ağır ışık malzemeleri taşımak demektir. Her şeyden önce asap bozan bir meslektir ve her şey; ailen, duyguların, özel hayatın dahil olmak üzere ikinci plana atılır. Ve hepsi bir yana film yapmak sabretmek demektir."



Çocukken itfaiyeci olmak ister Kieslowski, elbette ailesi bu duruma sıcak bakmaz. Fakat babası ona vaaz vermek yerine bir süreliğine itfaiye eğitimi verilen bir okula gönderir Kieslowski'yi ve asla böyle bir şey yapmak istemediğini fark eder. İyi bir eğitim almasını isteyen ailesi onu kente, Varşova'ya bir yakınlarının sahne teknikleri okuluna gönderir. Burası aslında Kieslowski'nin Kieslowski olmaya başladığı yerdir.

"Okul inanılmaz derecede iyiydi. Bizi entelektüel açıdan uyandırdı. Bize bir seçenek sundu ve yaşamın yemek yemek, uyumak ve başını sokabilecek bir yer bulmak gibi gündelik çabalardan öte olduğunu öğretti. Başka türden bir gıda daha olduğunu da. Ruh için gıda ya da akıl için... Böylece sahne ressamı değil de sahne yönetmeni olmaya karar verdim. Fakat bunun için diploma almam gerekiyordu ve tarih, Lehçe, sosyoloji gibi derslerden hoşlanmıyordum. Böylece film yönetmenliği okumaya karar verdim."
 

Kieslowski; Roman Polanski, Andrzej Wajda, Krzystof Zanussi, Jerzy Skolimowski gibi usta yönetmenlerin yetiştiği Lodz Sinema Okulu'na girmeye karar verir. Fakat okulun sınav ve mülakatlarını geçemez. Ardında bir yıl daha bekleyip yine sınavlara girer fakat sonuç aynıdır. Ama Kieslowski inat eder ve sonunda üçüncü denemesinde okula girmeyi başarır.

"Okul tüm ülkedeki sansüre inat inanılmaz özgür bir yerdi. Sansürsüz istediğimiz filmleri izleyebiliyorduk. Beni derinden etkileyen yönetmenlerle o zaman tanıştım. Artık birçoğu ya öldü ya da film çekmeyi bıraktı. Ya da mesleklerinin bir aşamasında bir şeyleri, kendilerine has hayal güçlerini, zekalarını ya da hikaye anlatma yöntemlerini bir daha geri dönmeyecek şekilde yitirdiler. Tarkovski bunları yitirmemişlerden biriydi. Ama ne yazık ki öldü. Belki de daha fazla yaşayamadığı için öldü. İnsanlar zaten genelde bu yüzden ölürler. Kanserden ya da kalp krizinden veya araba kazasından öldükleri söylenebilir ama gerçek insanlar, yaşamaya devam edemedikleri için ölürler."

Eğitim hayatını tamamladıktan sonra Kieslowski arka arkaya belgeseller çekmeye başlar. İçinde bulundukları tarihsel dönemde Polonya'da Sovyetlerin getirdiği modernist yaklaşımlar ve derinden sarsıldığı büyük bir savaşın getirdikleriyle birlikte halk büyük bir boşlukta kalmıştır. Dönemin entelektüel kesimi bu boşluğu tamamlamak için belgesellere yönelmişti. Amaçları genel tabloya ulaşabilmek için özel ve mahalli olana odaklanan ve insanların hayata bakışını tanımlayan ufak parçalar yaratmaktı. Bu dönemde Kieslowski yaklaşık on yıl boyunca birçok belgesel çekti.

"Belgeseller gerçek yaşamlar yaşayan insanlarla ilgilidir. Bize güvenen ve yaşamları hakkında gerçekleri açıklayan insanlar. Ama bu gerçek, çoğunlukla onlara karşı kullanılmıştır... Araçlarımız ne kadar görünmez olursa, kendimizi, kamera ve mikrofonlarımızla olmamamız gereken bir yerde bulma tehlikemiz de o kadar büyüktü. Yani bir insanın yalnız kalmaya hakkı olan yerde, mutlu ya da sessizce, acıdan mahvoluş biçimde çekemezdiniz."

Uzun süren belgeselcilik döneminde sonra Kieslowski sonunda kurgusal filmlere yönelir. Çünkü bu on yıllık sürecin son zamanlarına doğru çektiği belgesellerde aslında çekmemesi gereken şeyleri içermeye başladığını hissetmiştir. Ama kurgusal filmler içinde o zamana kadar kontrol etmediği büyüklükte bütçelere ihtiyacı vardı. Bu sebeple kurgusal filmler çekmeye başladıktan sonra para kazandığı yegane şey olan belgeselleri de çekmeye devam etti. Ama belgeseller yerini zamanla televizyon filmlerine bıraktı. Bez Konca filminden sonraysa artık tanınan bir yönetmen olmuştu ve bu, tüm enerjisini filmlerine ayırabilmesini sağladı.

"Yarım saatlik ilk televizyon filmimi yaparken Polonya'da alışılagelmiş yolu izledim. Bu yolu seçmek istedim, çünkü nasıl konulu film çekileceğini bilmiyordum. Konulu film çekmek istiyorsanız bir kural vardır; ilk önce televizyon için yarım saatlik, sonra bir saatlik film çekmeniz gerekiyordu, ancak ondan sonra tam bir sinema filmi çekebilirdiniz.




Deli tarafıma denk gelmeyin, zira orada ben bile hükümsüzüm...