Sentinel Kabilesi: Kendilerine Yaklaşanı Öldüren Topluluk

Sentinel Kabilesi (Sentinelese), Hint Okyanusu'ndaki Andaman Adaları'ndan biri olan Kuzey Sentinel Adası'nda yaşayan, dünyanın en izole yaşayan topluluklarından biridir. Kendilerine yaklaşan yabancılarla kurulacak her türlü teması...

Başlatan Kerem, 04 Temmuz 2021, 13:52:03

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Topic keywords [SEO] Kabilesi:KendilerineÖldürenSentinelToplulukYaklaşanı

Sentinel Kabilesi: Kendilerine Yaklaşanı Öldüren Topluluk





Sentinel Kabilesi (Sentinelese), Hint Okyanusu'ndaki Andaman Adaları'ndan biri olan Kuzey Sentinel Adası'nda yaşayan, dünyanın en izole yaşayan topluluklarından biridir. Kendilerine yaklaşan yabancılarla kurulacak her türlü teması koşulsuz şartsız reddediyorlar.

"Issız bir adada kalsaydın" ile başlayan düşüncelerimizi ve bu konu üzerine çekilen belgeselleri bizzat yaşayan Sentinel Kabilesi, İstanbul'un küçük bir ilçesi büyüklüğünde bile olmayan Kuzey Sentinel adlı, küçük ve ormanlık alanların bol olduğu adalarında yaşıyor. Dışarıdan gelenlerle her türlü temasa direniyor, kendilerine yaklaşan kim olursa olsun farketmeksizin saldırıyorlar.

Hatta Kasım 2018'de Amerikalı John Allen Chau, Sentinel kabilesinin üyeleri tarafından öldürüldü.

2006 yılında ise adanın etrafındaki sularda kaçak avlanma faaliyetlerinin ardından geceyi geçirmek için teknelerini Kuzey Sentinel yakınlarında demirleyen iki Hintli balıkçı, teknelerinin zinciri kopup kıyıya sürüklenince Seltinel Kabilesi insanları tarafından öldürüldü. Bu kaçak avcıların adanın civarlarındaki sularda yasadışı balık avladıkları, kaplumbağaları yakaladıkları, ıstakoz ve deniz hıyarı gibi deniz canlıları için dalış yaptıkları biliniyor.

Kabile, diğer insanlarla temas halinde olmak istemediklerini açıkça belirtiyor, bu onlar için akıllıca bir seçim. Çünkü bizim en alışık olduğumuz ve basit gördüğümüz grip veya kızamık gibi yaygın hastalıklara karşı bağışıklıkları yok.

Sentinel Kabilesi Üyelerinin Günlük Yaşamı

"Yaşadıkları Adanın Kıyısına Yaklaşmayı Deneyenleri dahi Öldüren Dünyanın En  İlkel Kabilesi - Müthiş Bilgi"


Sentinel kabilesi hakkında bilinenlerin çoğu, kıyıya yaklaşıp demir atmış teknelerin, kendilerine hindistancevizi teslim edecek kadar yaklaşmasına izin verdiği kısa zaman zarflarında izlenerek toplandı. Ne söylediklerini anlamak ise tam anlamıyla mümkün değil.

Vikipedi'nin bildirdiğine göre Sentinel kabilesi halkı ormanda avlanır, ağaçlardan meyve toplar ve kıyı sularında balık tutar. Komşu Jarawa kabilesinden farklı olarak, tekneler yapıyorlar (oldukça dar yapıda kano benzeri tekneler). Bu tekneleri yalnızca sığ sularda, bir sopayla yönlendirerek kullanıyorlar.
Sentinel kabilesinin üç küçük grup halinde yaşadığı düşünülüyor. Gözlemler sonucu elde edilen verilere göre ise iki farklı ev tipleri bulunuyor; bazı aileler için birkaç ocağa sahip "büyük ve ortak" kulübeler ve daha çok sahil şeridine yapılan, tek bir çekirdek ailenin yaşadığı küçük barınaklar.

Medyada yaygın olarak "Taş Devri" olarak tanımlansa da, bu kesinlikle doğru değil. Sentinel Kabilesinin Andamanlar'da muhtemelen on binlerce yıldır aynı şekilde yaşadıklarına inanmak için hiçbir neden yok. Tüm insanlar gibi, onların da yaşam biçimlerinin birçok kez değişmiş ve şartlara göre uyarlanmış olduğu düşünülüyor. Örneğin, ada civarlarında batan gemilerden çıkardıkları metalleri birçok işlerini görmek üzere kullanıyorlar.

Oldukça Sağlıklılar!
Uzaklardan yapılan gözlemlere göre Sentinel adası sakinleri, İngilizlerin "medeniyet" getirmeye çalıştığı Büyük Andaman kabilelerine göre oldukça zıt bir şekilde sağlıklı ve kendilerini geliştiren bir toplum. Kuzey Sentinel kıyılarında görülen insanlar gururlu, güçlü ve sağlıklı görünüyorlar. Yapılan gözlemlere göre birçok hamile kadının da görüldüğü belirtiliyor, bu da sağlıklı bir şekilde nüfuslarının arttığını gösteriyor.
2004'de Asya'da gerçekleşen bir tsunaminin ardından, adanın üzerinden geçen helikoptere ok atarken görüntüleri çekilen Sentinel Kabilesi üyesi dünyanın gündemine oturmuştu.

Ada Sakinleriyle Temas Girişimleri


Ada Sakinleriyle Temas Girişimleri


1800'lerin sonlarında İngiliz Andamanlılardan Sorumlu Subay Portman, Sentinel Kabilesi ile bağlantı kurma umuduyla büyük bir ekiple Kuzey Sentinel Adası'na indi. Birlikte gittiği kişiler arasında, İngilizler, subaylar ve ada sakinleriyle geçmişte temas kurmuş olan Andaman kabilelerinden üyeler vardı.

Yakın zamanda terk edilmiş köyler ve yollar buldular ama Sentinel'liler hiçbir yerde görünmüyordu. Devamında karşılaştıkları birkaç Sentinel kabilesi üyesi de bazı hastalıklara yakalanıp kısa sürede ölmüştü. Yalnızca bu olay bile Sentinel kabilesinin neden diğer insanlardan tamamen izole şekilde yaşamak istediklerini gösterir nitelikte.

1970'lerde Hintli yetkililer, kabile ile "dost" olmak amacıyla ara sıra Kuzey Sentinel'e gittiler. Bunlar genellikle macera arayan Hintli üst düzey yöneticilerin adamlarıydı. Bu gezilerden birinde sahile iki domuz ve bir oyuncak bebek bırakıldı. Sentinel kabilesinin üyeleri domuzları mızrakladı ve oyuncak bebekle birlikte gömdü. Bu tür ziyaretler 1980'lerde daha düzenli hale geldi; ekipler okların ulaşamayacağı bir yere inmeye çalışır ve hindistancevizi, muz ve demir parçaları gibi hediyeler bırakırlardı. Sentinel üyeleri bu hediyelere karşılık bazen dostça yaklaşıyor gibi görünse de genelde ok fırlatmayı tercih ediyordu.

Sentinel Kabilesi İle Temas Tam Anlamıyla Ölümcül!

1991'de yine benzer bir ziyaret için yetkililer Kuzey Sentinel'e vardıklarında, kabile onlara hediyeler getirmelerini işaret etti ve sonra ilk kez tamamen barışçıl. Hatta daha fazla hindistancevizi alabilmek için tekneye doğru yürüdüler. Genelde bu kadar dost canlısı değillerdi.

1996 yılında ada sakinlerine hediye bırakma amacıyla yürütülen ziyaretler durduruldu. Yetkililer, 55.000 yıla kadar kendi kendine gelişen sağlıklı ve mutlu bir insan topluluğuyla iletişim kurma girişiminin doğru olup olmadığını sorgulamaya başlamıştı. Yapılan bu dostça temaslar bile, Büyük Andaman kabileleri üzerinde yalnızca yıkıcı bir etkiye sahipti. Sentinel kabilesi ile sürekli temas halinde olmak, öyle ya da böyle trajik bir sonuca sebep olacaktı (olası bir grip salgınına sebep olmak gibi).

Devam eden yıllarda yine bazı sebeplerle çok nadir de olsa ziyaretler yapıldı. 2004'teki Tsunami'den sonra yetkililer, kabilenin sağlıklı olup olmadığını uzaktan kontrol etmek için iki ziyaret yaptı. Daha sonra Sentinel kabilesi ile temasa geçmek için daha fazla girişimde bulunulmayacağını ilan ettiler. Aşırı derecede izole bir hayat yaşıyor olmaları onları, bağışıklıkları olmayan hastalıklara karşı çok savunmasız kılıyor.

Bölgede etkin olan yerel kuruluşlar tarafından yürütülen çalışmaların ardından, Hindistan hükümeti Sentinel kabilesi ile bağlantı kurma planlarını tamamen iptal etti, günümüzde kendileriyle hiçbir "resmi" temas (Kıyıdan güvenli bir mesafeden yapılan kontroller harici) kurulmuyor.



Deli tarafıma denk gelmeyin, zira orada ben bile hükümsüzüm...