Merhaba, web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Üye olmayanlar forumumuzda hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz; Konu açamaz, Mesaj yazamaz, Eklenti indiremez, Özel mesajlasamaz. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.

18. YY – 19. YY Felsefesi

Bilim, teknik, sanat ve felsefede birçok ürün ortaya konmuştur. Yönetim biçimleri değişmiş, yeni kültürel, sosyal yaşantılar oluşmuştur. Siyaset, ahlak ve bilgi alanında felsefi çalışmalar olmuştur.Aydınlanma çağı akıl...

Başlatan Asrevya, 08 Eylül 2022, 00:40:11

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

18. YY – 19. YY Felsefesi


Bilim, teknik, sanat ve felsefede birçok ürün ortaya konmuştur. Yönetim biçimleri değişmiş, yeni kültürel, sosyal yaşantılar oluşmuştur. Siyaset, ahlak ve bilgi alanında felsefi çalışmalar olmuştur.

Aydınlanma çağı akıl çağıdır. Aydınlanma insanın düşmüş olduğu ergin olmama durumundan kurtulmasıdır. Düşünmeye ihtiyacım yok, başkaları düşünsün tavrı terk edilmiştir.

Batı coğrafyasında yaşanan Fransız ve sanayi devrimleri geleneksel düşünceye karşı aklı özgürleştirmek için yapılan felsefi hareketlerdir.

Fransa'daki eşitsizlik, adaletsizlik, yoksulluk durumunda okuryazarlık ve bağımsız yayınların artmasıyla Fransız İhtilalİ krala karşı yapılmıştır.

Sanayi devrimi üretimi artırmış fakat rekabet ve savaşları, ham madde mücadelesini doğurmuştur.

18. yy. - 19. Yy Felsefesinin Özellikleri

- Akılcı düşünce artmıştır.

- Siyasi ve dini otoriteler yıkılmıştır.

- Düşünce özgürlüğü desteklenmiştir.

- Aydın ve yazarlar sınıfı oluşmuştur.

- Sanat, felsefe ve edebiyatta eserler verilmiştir.

- Bilginin kaynağı

- Birey – devlet ilişkisi

- Ahlakın ilkesi

- Varlığın oluşu

1) Bilginin kaynağı problemi:

RasyonalizmA priori (Saf akılla bilgi oluşur.)

Empirizm: A posteriori ( Deneyimle bilgi oluşur.)

Descartes: Bilgi doğuştan gelir. Matematik kesin ise bunun nedeni akla dayanmasıdır.

J.Locke: Bilgi doğuştan değil, sonradan deneyimler sonucu oluşur. Zihnimiz doğduğumuzda boş bir levha ( Tabula Rasa) dır.

Kant: Deneyim ve akıl bir arada bilgiyi oluşturur. Duyu verileri hamdır ve bu ham veriyi işleyecek bir zihne ihtiyaç vardır. Duyular verileri alır, akıl yorumlar.

2) Birey devlet ilişkisi problemi:

Locke: Liberalizm. Yasama, yürütme, yargı birbirinden ayrılmalı. Doğal devlet değil, toplum sözleşmesi olmalı.

Montesquieu: Gözlem ve deney yöntemini topluma uygular. Her yasa birbirine bağlıdır. Devletler hukuku (iki toplum), siyasal hukuk (siyasi ilişkiler), medeni hukuk (kişilerarası ilişkiler). Cumhuriyet, monarşi ve despotizm hakkında görüş bildirmiştir. Güçler ayrılığı denetimi sağlar.

J. J. Rousseau: İnsan doğada tam özgür yaşar. Mülkiyet özgürlüğü ortadan kaldırmıştır. (mal ve insan mülkiyeti) Toplumsal sözleşme insanları köleleştirir. Doğal yaşama uygun yasalar çıkmalıdır.

3) Ahlakın ilkeleri problemi:

Kant: Ödev ahlakı. İyi istenci her insanda vardır. Vicdani emir doğru davranışa sevk eder. Bu emir evrensel olmalıdır. Çıkar için değil, salt pratik akılla (duyulardan bağımsız) eyleme geçilmelidir. İyi ve kötü eylemin niyetindedir.

Kant'ın maksimleri:

- Davranış evrensel olmalı.

- İnsanlık araç değil amaç olmalı.

- Akıl evrensel yasa koyucu olmalı.

Eleştiri: Koşulsuz buyrukta bile koşul var. Büyüklerine saygılı ol koşullu buyruktur.

Bentham: Faydalı olan iyidir. Kötülük yanlış tercihtir. Haz – acı hesabını iyi yapamayan insan kötülük yapar. Doğada iki üstün efendi vardır. Haz ve acı. Çoğunluğun faydasına olan eylem doğrudur. Haz ve mutluluk verir. Bentham, haza ulaşma isteği, acı korkusu kavramlarıyla indirgemeci ve çözümleyici bir yol izlemiştir.

Haz ölçümü = Sayı – akrabalık – yoğunluk - verimlilik – süreklilik – arılık – kesinlik – bağımsızlık

4) Varlığın oluşu problemi:

Hegel: Gerçek bütündür. Akılsal olan gerçek, gerçek olan akılsaldır. Bütün varlıklar tek bir özden oluşmuştur. (Geist - tin)

Tin kendi için varlıktır. İlk başta kendini tanımaz. Kendini tanıması için kendi olmayanı tanıması gerekir. Tinin karşıtı doğadır. Tin kendine dönmek için doğayı değiştirir. Tarih, tinin kendini bulma zeminidir.

Tez – antitez – sentez


Her varlık bir şey olma potansiyeli taşır. Önce kendinin zıttı olur sonra tekrar kendisi olur. (Tohumdan elma olması)

Doğa bir döngü içindedir. İnsan bu döngüyü kırmış, doğaya egemen olmak için müdahalede bulunmuştur.

- Öznel tin: İnsan zihni, özbilinç, ruh, istenç.

- Nesnel tin: Toplumsal, politik, doğal olmayan

- Mutlak tin: Din (bireysellik, imgesel), sanat (Mutlak tin biçimlenir, sanatçı Tanrı'nın kölesidir.), felsefe (Kavramsaldır.)

Dil ve Edebiyat

Yeni akımlar ve düşünceler artmıştır. Felsefeciler farklı alanlarda eserler ortaya koymuştur. Eserler problem merkezlidir, burjuvaya hitap eder.( Sayfa:108)

D'Alembert, Diderot = Ansiklopedi

Voltaire, Rousseau = Aydınlanmanın ruhunu edebi eserlerle ortaya koymuşlardır.

Romantizm: Duygu ve coşkunun olduğu sade anlatım biçimidir.
Değeri Değere Değen Kavrar...

Benzer Konular (5)

2832

Yanıtlar: 0
Gösterim: 170

4264

Yanıtlar: 0
Gösterim: 147

2194

Yanıtlar: 1
Gösterim: 533

4263

Yanıtlar: 0
Gösterim: 24

2190

Yanıtlar: 0
Gösterim: 303