Şeker Portakalı - Jose Mauro De Vasconcelos

Şeker Portakalı - Jose Mauro De VasconcelosKitabın KonusuŞeker Portakalı romanının konusu, yazar tarafından günün birinde acıyı tanıyan, küçük bir çocuğun hikayesi olarak isimlendirilmektedir. Yoksul bir ailenin çocuğu olan Zeze,...

Başlatan Kerem, 30 Haziran 2021, 01:18:09

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Şeker Portakalı - Jose Mauro De Vasconcelos


Şeker Portakalı - Jose Mauro De Vasconcelos


Kitabın Konusu
Şeker Portakalı romanının konusu, yazar tarafından günün birinde acıyı tanıyan, küçük bir çocuğun hikayesi olarak isimlendirilmektedir. Yoksul bir ailenin çocuğu olan Zeze, şımarıklığı ve haylazlıkları ile tüm herkesin dilindedir. Zeze yalnızlığı ile aradığı sevgiyi hayvan ve bitkilerde bulmaya çalışır. Hayal kurmayı çok seven Zeze, günün birinde en sevdiği dostunu kaybeder ve bu acı ile gerçek hayatı öğrenir.

Kitabın Özeti
Yoksul bir ailenin en küçük çocuklarından biri olan başkahraman Zeze'nin haylazlıkları üzerine dönen roman, tüm dünyaya ses getirmiş ve hala da büyük rağbet görmektedir. İşsiz olan babası ve ona annelik yapan ablaları ile beraber evi geçindirmeye çalışan bir annesi, bir de bencil mi bencil bir abisi vardır Zeze'nin. Zeze mahallede ki ve okulda ki herkesi şaka ve yaramazlıkları ile bıktırmış yalnız bir çocuktur. Yaptığı bu yaramazlıklar yüzünden herkes onun bir şeytan olduğuna inanırdır ve ne var ki Zeze'de kendinin öyle olduğuna inanırdı. Yüreğindeki sevgiyi kapatmaya çalışan Zeze, hayvanlar ve bitkiler ile arkadaşlık ediniyor onlarla her daim konuşuyordu. Zeze bu hayatta en çok yalnız kalıp, hayaller kurmayı ve kurduğu bu hayalleri de yeni evlerinin bahçesinde olan şeker portakalı ağacına anlatmayı seviyordu. Sığınabileceği ve içini rahat dökebileceği tek yer olan bu şeker portakalı ağacı, onun zorluklardan kurtulabileceği yer tek olduğunu düşünmekteydi. İşsiz babası ve sevgililerine düşkün ablaları dışında Zeze ile yakından Edmundo Dayı ve öğrenmeni vardı.

Zeze bilmediği her şeyi Edmundo dayısından öğrenir ve onu çok severdi, sıkı da bir ilişkileri vardı. Öğretmeni ise Zeze ne kadar yaramazlık ve haylazlık yaparsa yapsın, onun her zaman inanılmaz akıllı bir insan olduğuna inanır ve onu çok severdi. Kendine yeni maceralar arayan Zeze müzik yapan bir sokak şarkıcısı ile tanışır ve bu yeni dostu ile sokaklarda şarkı yaparak para kazanmaya başlar. Bir süre bu şekilde hayatına devam ederken, açık saçık şarkılar yaptığı gerekçesi ile babası, Zeze'nin şarkısı arkadaşı ile görüşmemesi kararını aldı. Zeze ise bu karara uymak istemiyordu, çünkü şarkısı arkadaşının şarkı sözlerini anlamıyordu. Zeze bir gün yine yaramazlık yaparken, giden bir arabanın arkasına atlayarak rüzgar ve hızın ateşine bırakmak istedi kendini. Portekizli bir adamın arabasına atlayan Zeze, adama yakalanır ve adam Zeze'yi döverek herkese rezil eder. Zeze bu olay üzerine Portekizli'den nefret eder ve ilerde büyüyünce onu öldüreceğine yeminler eder. Gel zaman git zaman bir süre Portekizli'yi takip eden Zeze zamanla onunla tanışır ve bu ilişkiden inanılmaz bir dostluk doğar. Bundan sonraki hayatında en sevdiği dostu olan Portekizli, Zeze'ye bilmediği pek çok bilgiyi ve duyguyu öğretmiştir. Her gün beraber pastalar yemeye, limonatalar içmeye gider dostluklarını pekiştirirlermiş. Zeze bir gün babasından kötü bir dayak yemiş ve bu dayağın üzerine ölmek istemiş. Portekizli onu bu düşüncesinden kurtarmış ve desteğini hiçbir zaman Zeze'nin üzerinden çekmemiş. Portekizli'nin çocuğu olmak isteyen Zeze, maalesef bir gün bir trafik kazasında en sevdiği dostu Portekizli'yi kaybeder. En yakın dostunu kaybeden Zeze, hayattan kopar ve ağır acıların ne demek olduğunu öğrenerek asıl hayatı anlamaya başlar. Portekizli dostunun ölmesi üzerine Zeze hastalanır ve o esnada şeker portakalı Minguinho açmaya başlar. Yaşadığı acılar Zeze'yi son derece olgunlaştırmıştır.

alıntı.



Deli tarafıma denk gelmeyin, zira orada ben bile hükümsüzüm...