Hipoglisemi Nedir?

Hipoglisemi, bireyin kan şekerinin, yani glikoz seviyesinin normal değerlerinden daha düşük olması durumuna verilen isimdir. Glikoz insan vücudunun ihtiyaç duyduğu enerjinin asıl kaynağıdır.Hipoglisemi genellikle diyabet tedavisi ile...

Başlatan Kerem, 08 Eylül 2021, 00:11:25

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Topic keywords [SEO] HipoglisemiNedir

Hipoglisemi Nedir?



Hipoglisemi, bireyin kan şekerinin, yani glikoz seviyesinin normal değerlerinden daha düşük olması durumuna verilen isimdir. Glikoz insan vücudunun ihtiyaç duyduğu enerjinin asıl kaynağıdır.


Hipoglisemi genellikle diyabet tedavisi ile ilişkili olarak ortaya çıksa dahi, diğer daha nadir tıbbi durumlar ya da ilaçlar da şeker hastalığı görülmeyen bireylerde kan şekerinin düşmesine neden olabilir.


Kan şekeri seviyelerinin düştüğü hipoglisemi durumlarında, bireye acil müdahale edilmesi gereklidir. Normal şartlar altında ortalamada desilitre başına 70 miligram (mg / dL) veya litre başına 3, 9 milimol (mmol / L) seviyelerinin altında görülen bir açlık kan şekeri sonucu, hipoglisemi uyarısı olarak kabul edilmelidir. Ancak, bu rakamlar bireyden bireye farklılık göstermektedir.

Hipogliseminin anlık tedavisi bireyin çok şeker içeren yiyecekler, içecekler veya ilaçlarla kan şekeri değerlerini hızla normale döndürme şeklinde gerçekleşir. Ancak uzun vadeli ve daha kalıcı tedavi süreci, öncelikle hipogliseminin nedeninin belirlenmesini ve bu nedenlerin tedavi edilmesini gerektirir.


Nedenleri
Hipoglisemi Neden Olur ve Hipoglisemi Tipleri Nelerdir?
Hipoglisemi, bireyin kan şekeri seviyesi çok düştüğünde görülür. Kan şekeri değerinin düşmesinin birkaç nedeni vardır. Bunlardan en yaygın olanı, diyabet tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkileridir.


Normal şartlar altında birey yemek yediğinde, bireyin sindirim sistemi ekmek, makarna, meyve, pirinç, sebze ve süt ürünleri gibi gıdalarda bulunan karbonhidratları aralarında glikozun da bulunduğu çeşitli şeker moleküllerine ayırır.

İnsan vücudunun ana enerji kaynağı olan glikoz, hücrelere yakıt olarak pankreas tarafından salgılanan bir hormon olan insülin yardımıyla girer. Çeşitli sebeplerden dolayı vücudun üretebileceği fazla glikoz ise karaciğerde ve kaslarda glikojen şeklinde depolanır.

Uzun süre yemek yememekten dolayı kan şekeri seviyesi düşen bireylerin pankreasından gelen başka bir hormon, karaciğere depolanan glikojeni parçalaması ve glikozu kan dolaşımına bırakması için sinyal verir. Bu, kan şekerini birey tekrar normal bir şekilde beslenene kadar normal değer aralığında tutar. İnsan vücudu karaciğerde ve böbreklerde farklı süreçlerle de glikoz üretebilir.

Hipoglisemi genel olarak iki tipe ayrılır. Bunlardan ilki diyabete bağlı hipoglisemi, ikincisi ise reaktif hipoglisemidir. Diyabeti olan bireyler ile olmayan bireylerde hipoglisemi görülmesinin farklı nedenleri olabilir.


Diyabeti olan bireyler tip 1 diyabet durumunda yeterli insülin üretemeyebilir veya tip 2 diyabet durumunda bireyin vücudu üretilen insüline daha az tepki verebilir. Her iki durumda da bunun sonucu glikoz dolaşım sisteminde birikerek tehlikeli seviyelere ulaşabilir. Normal şartlar altında bu sorunu düzeltmek ve kan şekerini düşürmek için insülin veya başka ilaçlar kullanımı gerekli olabilir.

Ancak gereğinden çok fazla insülin veya diğer diyabet ilaçları kan şekeri seviyenin çok düşmesine neden olarak hipoglisemiye yol açabilir. Hipoglisemi, diyabet ilacı aldıktan sonra normalden daha az yemek yiyen veya normalde yaptığından daha fazla egzersiz yapan bireylerde de gözlemlenebilir.

Diyabeti olmayan bireylerde hipoglisemi çok daha nadir görülür. Bu bireylerde hipogliseminin görülmesinin nedenleri arasında aşırı alkol tüketimi, bazı kritik hastalıklar, çeşitli ilaçların kullanımı, hormonal dengesizlikler, aşırı insülin tüketimi ve uzun süreli açlık sayılabilir.


Yemek yemeden yoğun şekilde alkol tüketmek karaciğerin depolanan glikozu kan dolaşımına salmasını engelleyerek hipoglisemiye neden olabilir. Şiddetli hepatit veya siroz gibi ileri karaciğer hastalıkları hipoglisemiye neden olabilir.

Vücudunun ilaçları uygun şekilde atmasını engelleyen böbrek bozuklukları, bu ilaçların birikmesi nedeniyle glikoz seviyelerini etkileyebilir. Yanlışlıkla bir başkasının diyabet ilacını kullanmak ya da sıtma tedavisinde kullanılan kinin gibi bir ilacın özellikle böbrek yetmezliği olan bireyler ya da çocuklar tarafından kullanılması hipoglisemiye neden olabilir.

Böbrek üstü bezi veya hipofiz tümörü bozuklukları, glikoz üretimini düzenleyen anahtar hormonların eksikliğine neden olabilir. Büyüme hormonu eksikliği olan çocuklarda hipoglisemi gözlemlenebilir. Nadir görülen bir pankreas tümörü bireyin çok fazla insülin üretmesine neden olarak hipoglisemiye yol açabilir.

İnsülin üreten pankreas hücrelerinin büyümesi, aşırı insülin salınımına neden olarak hipoglisemiye yol açar. Anoreksiya nervoza gibi çeşitli yeme bozukluklarından kaynaklı uzun süreli açlık vücudun yeterli glikoz üretmesini engelleyebilir.

Hipoglisemi genellikle uzun süreli açlık sonrasında ortaya çıkar. Ancak bazı vakalarda bireyin vücudu ihtiyacı olandan daha fazla insülin ürettiği için, şeker oranı yüksek besinlerin tüketildiği öğünlerden sonra hipoglisemi atakları gözlemlenebilir.


Reaktif hipoglisemi olarak adlandırılan bu tip hipoglisemi, özellikle mide baypas ameliyatı geçirmiş bireylerde gözlemlense dahi, bazı vakalarda bu ameliyatı olmayan kişilerde de ortaya görülebilir.

Hipoglisemi İle Ortaya Çıkabilecek Komplikasyonlar Nelerdir?
Hızlı bir şekilde tedavi edilmeyen hipoglisemi bilinç kaybı ya da titreme nöbetlerine yol açabilir veya ölüm ile sonuçlanabilir.

Hipoglisemi bu doğrudan komplikasyonların yanı sıra baş dönmesi, düşme veya halsizlik nedeniyle motorlu taşıt kazaları, yaralanma ya da yaşlı bireylerde daha fazla demans riskine yol açabilir.

Tekrarlayan hipoglisemi atakları, zaman içerisinde bireyin vücudunun hipoglisemi farkındalığını yitirmesine neden olabilir. Vücut ve beyin artık titreme veya düzensiz kalp atışları gibi düşük kan şekerini gösteren belirtileri üretmez. Bu aşamada daha ciddi ve hayatı tehdit eden hipoglisemi atağı riski artar.


Doktor, bireyin şeker hastalığı, tekrarlayan hipoglisemi atakları ve hipoglisemi farkındalığını yitirme durumunda, kullanılan tedavi yöntemini değiştirerek kan şekeri seviyesi hedeflerini yükseltebilir ve bireye kan şekeri farkındalık eğitimi önerebilir.

Şeker hastası bireyler için hipoglisemi atakları korkutucu ve rahatsız edici olabilir. Hipoglisemi korkusu, bireyin kan şekeri seviyenin çok düşmemesini sağlaması için daha az insülin kullanmasına neden olabilir. Bu da kontrolsüz diyabete yol açabilir. Bu sebeple diyabet ilaçlarının dozunda herhangi bir değişiklik yapmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır.

Hipoglisemi Nasıl Önlenir?
Diyabet hastaları doktor gözetimi altında geliştirdikleri diyabet yönetimi planını takip etmelidir. Beslenme, egzersiz, ya da ilaç programında yapılabilecek herhangi bir değişiklikliğin diyabet yönetimini ve düşük kan şekeri riskini nasıl etkileyebileceği konusunda doktora başvurmalıdır.


Birey her zaman yanında meyve suyu veya glikoz tabletleri gibi hızlı ve etkili bir karbonhidrat kaynağı bulundurmalıdır. Bu sayede düşen kan şekeri seviyesi tehlikeli aşamalara gelmeden önce yükseltilebilir.

Sürekli Glikoz Monitörü, yani CGM ya da CGMS, özellikle hipogliseminin farkında olmayan bireyler için etkili bir seçenektir. Sürekli Glikoz Monitörü derinin altına yerleştirilen ve bir alıcıya kan şekeri ölçümleri gönderebilen küçük bir alettir.

Bazı Sürekli Glikoz Monitörü modelleri kan şekeri seviyesinin çok düşmesi durumunda bir alarm ile uyarıda bulunabilir. Bu aletlerin entegre insülin pompası içeren modelleri de mevcuttur ve bunlar hipoglisemiyi önlemeye yardımcı olmak üzere kan şekeri seviyelerinin çok hızlı düştüğü zamanlarda insülin pompalanmasını durdurabilir.

Şeker hastalığı olmayan bireyler, tekrarlayan hipoglisemi atakları için, gün boyunca sık sık küçük öğünler yemelidir. Bu kan şekeri seviyesinin çok düşmesini önlemeye yardımcı olan, geçici bir önlemdir. Ancak hipogliseminin nedeninin belirlenmesi ve bu nedenin çözülmesi daha öncelikli ve doğru bir adımdır.


Deli tarafıma denk gelmeyin, zira orada ben bile hükümsüzüm...