Merhaba, web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Üye olmayanlar forumumuzda hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz; Konu açamaz, Mesaj yazamaz, Eklenti indiremez, Özel mesajlasamaz. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.

Conjunctions - Bağlaçlar

Birleşme anlamına gelen "junction kelimesinden gelen baçlarlar 7 kelime grubundan bir tanesini oluştururlar. Bağlaçları kelimeleri, kelime gruplarını ve cümlecikleri ve cümleleri birbirine bağlamak için kullanırız.Başarılı ve...

Başlatan Asrevya, 30 Ağustos 2022, 23:53:47

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Conjunctions - Bağlaçlar


Birleşme anlamına gelen "junction kelimesinden gelen baçlarlar 7 kelime grubundan bir tanesini oluştururlar. Bağlaçları kelimeleri, kelime gruplarını ve cümlecikleri ve cümleleri birbirine bağlamak için kullanırız.

Başarılı ve zekisin. – You are successful and clever.
İyi bir baba ve duyarlı bir eşti. – He was a good father and a sensitive husband.
Onu görürsen lütfen bunu açıkla. - If you see her, please explain this.
Raporu tamamladım ve sonra gönderdim.- I completed the report and then sent it.

Bağlaç Çeşitleri:

Bağlaçlar temel olarak üç gruba ayrılır: Eşgüdüm Bağlaçlar (Coordinators), Yan cümle Bağlaçları (Subordinators), Cümleleri bağlayan Bağlaçlar ( Sentence Connectors)

Eşgüdüm Bağlaçlar – Coordinators: İki bağımsız cümleyi tek bir cümlede birleştirmek için kullanılırlar. Bu bağlaçlardan önce virgül kullanılabilir.

AND: ve
The teacher is explaining, and the students are listening. – Öğretmen açıklıyor ve öğrenciler dinliyor.

BUT: ama
You needn't write each detail, but you should write the important ones. – Her bir detayı yazman gerekmez ama önemli olanları yazman gerekir.

SO: bu yüzden, böylece, dolayısıyla
He didn't know a foreign language, so the company didn't accept him. – Yabancı dil bilmiyordu bu yüzden şirket onu kabul etmedi.

OR: ya da, yoksa
We must study, or we will forget. – Çalışmalıyız yoksa unutacağız.

YET: ama, yine de
The sun has been shining for hours, yet the ground is still wet. – Saatlerdir güneş parıldıyor yine de zemin ıslak.

FOR: -den, -dığı için
He gave up climbing at 200 metres, for he didn't have the necessary equipment. – Gerekli malzemesi olmadığı için 200 metrede tırmanmayı bıraktı.
Değeri Değere Değen Kavrar...