Omurgasız Hayvanlar Hakkında Genel Bilgi

Omurgasız HayvanlarYapılarında çoğunlukla bir iç iskelet bulunmaz. Bazılarında vücudun dış kısmını örten ve destekleyen dış iskelete rastlanır. Embriyonik dönemde solungaç yarığı ve yaşamlarının hiçbir evresinde, vücuda...

Başlatan Kerem, 20 Mart 2021, 10:34:03

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Omurgasız Hayvanlar Hakkında Genel Bilgi


Omurgasız Hayvanlar


Yapılarında çoğunlukla bir iç iskelet bulunmaz. Bazılarında vücudun dış kısmını örten ve destekleyen dış iskelete rastlanır. Embriyonik dönemde solungaç yarığı ve yaşamlarının hiçbir evresinde, vücuda desteklik sağlayan sırt ipliği (notokord) bulunmaz. Genellikle açık dolaşım görülür.


Omurgasız Hayvanlar; süngerler, sölenterler solucanlar, yumuşakçalar, eklembacaklılar ve derisidikenliler şeklinde gruplandırılır.

Süngerler: Çoğu denizlerde, az bir kısmı da tatlı sularda yaşar. Vücutlarında "por" adı verilen delikler vardır. Dokular tam olarak gelişmemiştir. Sinir ve kas dokusu yoktur. Genellikle simetrisi olmayan canlılardır. Eşeysiz ve eşeyli olarak üreyebilirler. Kendilerine özgü bir iç iskelete sahiptirler. Banyo süngeri, neptün kadehi, kabuki süngeri gibi örnekleri bulunur.

Sölenterler: Çoğu denizlerde, az bir kısmı da tatlı sularda yaşar. Işınsal (radial) simetriye sahip olan canlılardır. Embriyonun gelişim döneminde organlar ektoderm (dış deri) ve endoderm (iç deri) olmak üzere iki doku tabakasından farklılaşır. Vücutlarının ortasında sindirimin gerçekleştiği bir boşluk bulunur. Bu boşluğa açılan bir delik hem ağız hem de anüs görevi yapar. Ağzın etrafında bulunan tentaküller avlarını yakalamaya ve sindirim boşluğu içerisine itmeye yarar. Solunum ve boşaltım için özel organlar gelişmemiştir. Merkezi sinir sistemleri yoktur. Eşeysiz veya eşeyli olarak ürerler. Hidra, denizanası, mercan ve denizşakayığı bu grubun örneklerinden bazılarıdır

Solucanlar: İki taraflı (bilateral) simetriye sahip olan canlılardır. Embriyonun gelişim döneminde organlar ektoderm (diş deri), mezoderm (orta deri) ve endoderm (iç deri) olmak üzere üç doku tabakasından farklılaşır.

Yassı solucanlar, yuvarlak solucanlar ve halkalı solucanlar olmak üzere gruplara ayrılırlar.

Yassı solucanlar, vücutları yassı, oval ve uzundur. Çoğu insan ve diğer hayvanlarda parazit yaşar. Sindirim boşluğu, sölenterlerdeki gibi hem ağız hem de anüs görevi yapan tek bir açıklığa sahiptir. Solunum ve dolaşım sistemleri gelişmemiştir. Planarya, tenya (şerit solucan) ve karaciğer kelebeği yassı solucanların en tanınmış örnekleridir.

Yuvarlak solucanlar, vücutları yuvarlak ve uzundur. Bazıları insan, hayvan ve bitkilerde parazittir. Sindirim sisteminin ağız ve anüs olmak üzere iki açıklıktan oluşması ilk kez bu grupta ortaya çıkmıştır. Solunum ve boşaltım sistemleri gelişmemiştir. Askaris, kancalı kurt, trişin ve fil hastalığı solucanı insanlarda parazit olan yuvarlak solucan örnekleridir.

Halkalı solucanlar, vücutları birbirine benzeyen bölmelerden (segment) meydana gelmiştir. Tatlı sularda, I denizlerde ve karada serbest olarak yaşarlar. Parazit olanları da vardır. İki açıklıktan oluşan sindirim kanalı özel bölümlere ayrılmıştır. Kapalı dolaşım görülür. Karada yaşayan türlerinde solunum nemli derilerinden difüzyon yoluyla gerçekleşir. Suda yaşayan türlerinde solungaç solunumu görülür. Boşaltım için gelişmiş özel yapıları vardır.

Merkezi sinir sistemi bulunur. Toprak solucanı, poliket ve sülük Halkalı solucanların bazı örnekleridir.

Yumuşakçalar: Vücutları yumuşak ve segmentsindir. Çoğunda kabuk bulunur. Çoğunluğu denizlerde yaşar. Tatlı sularda ve karada yaşayanları da vardır. İç organları örten ince bir deri tabakası (manto) ve karın bölgesinde kaslı bir ayak bulunur. Genellikle açık dolaşım görülür. Üyelerinin büyük bölümü solungaç solunumu yapar. Üremeleri eşeylidir. Ahtapot, mürekkep balığı, midye, sümüklü böcek, salyangoz ve kiton bazı yumuşakça örnekleridir.

Eklembacaklılar: Hayvanlar aleminin en geniş şubesidir ve bilinen türlerin yaklaşık ¾ ünü içerir. Omurgasız hayvanların kara hayatına en iyi uyum yapmış grubudur. Vücutları baş, göğüs ve karın olmak üzere üç kısımdan oluşur. Kitin kapsayan dış iskeletleri vardır. Eklembacaklılar içinde etçil, otçul ve hem etçil, hem otçul beslenen türler vardır. Sindirim sistemleri tamdır ve ağız yapıları beslenme tarzına göre farklılıklar gösterir. Eklem bacaklılarda sinir sistemi ile gözler ve diğer duyu organları çok iyi gelişmiştir. Kasları çoğunlukla çizgili olduğundan çabuk hareket ederler. Eklembacaklılar açık dolaşım sistemine sahiptirler ve kılcal damar içermezler. Eşeyli ürerler ve iç döllenme görülür. Yumurtadan çıkan organizmalar genellikle başkalaşım geçirirler. Eklembacaklılar; kabuklular, araknidler, çok ayaklılar ve böcekler şeklinde gruplara ayrılır.

Kabukluların, çoğunluğu tatlı sularda ve denizlerde yaşar. Başta iki çift anten bulunur. Büyük bir kısmı solungaç solunumu yapar. Kabuklulara örnek olarak ıstakoz, karides, yengeç, su piresi ve kerevit verilebilir.

Araknidler, genellikle karasal hayvanlardır. Suda yaşayanları ve parazit olanları da vardır. Eklemli dört çift bacağı sahiptirler. Antenleri yoktur. Trake veya kitapsı akciğer solunumu görülür. Örümcekler, akrepler, keneler ve akarlar bu grubun örneklerinden bazılarıdır.

Çok ayaklılar, karada ve özellikle nemli coğrafyalarda yaşarlar. Başta bir çift anten yer alır. Her segmentten çıkan bacak sayısına göre çıyanlar ve kırkayaklar olmak üzere iki gruba ayrılır. Çıyanlarda her segmentten bir çift kırkayakta ise her segmentten iki çift bacak çıkar.

Böcekler, genellikle karada yaşarlar ve hayvanların en kalabalık grubunu oluştururlar. Vücutları; baş, göğüs ve karın olmak üzere üç kısımdan oluşur. Baş bölgesinde bir çift anten vardır. Genellikle iki çift kanada ve üç çift bacağa sahiptirler. Trake solunumu yaparlar. Gelişmelerinde çoğunlukla başkalaşım görülür. Karınca, arı, çekirge, peygamberdevesi, sinek, bit, pire, kelebek, termit, tahtakurusu gibi böcek örnekleri vardır.

Derisidikenliler: Denizlerde, çoğunlukla zeminde sürünerek yaşarlar. Hemen hemen hepsinde, bir iç iskelet bulunur. Bu iskelet genellikle dikenler taşır. Gövdelerinin içini bir ağ gibi saran içi sıvıyla dolu su-damar sistemi gruba ait bir özelliktir. Vücutlarının alt kısmındaki tüp ayak denilen çıkıntılar, su-damar sistemiyle bağlantılıdır.

Bazılarının kendini yenileme (rejenerasyon) yeteneğini çok fazladır. Eşeyli ürerler ve dış döllenme görülür. Bu grup içerisinde denizyıldızı, denizkestanesi, yılan yıldızı, denizhıyarı ve deniz zambakları bulunur.


Deli tarafıma denk gelmeyin, zira orada ben bile hükümsüzüm...

Hızlı Yanıt

Not: Bu konu bir moderatör tarafından onaylanmadan görüntülenmeyecektir.

Adı:
E-Posta:
Doğrulama:
Lütfen bu kutuyu boş bırakın:
Lütfen aşağıdaki alana " forumsever " yazınız.:

kısayollar: göndermek için alt+s veya önizleme yapmak için alt+p'ye basın

Benzer Konular (5)

1659

Yanıtlar: 0
Gösterim: 346

1658

Yanıtlar: 5
Gösterim: 427

1670

Yanıtlar: 1
Gösterim: 400

1657

Yanıtlar: 0
Gösterim: 2549

1662

Yanıtlar: 0
Gösterim: 363